Dünyadaki En Rahatlatici 7 Sanat Eseri

Sanat, her zaman bir eğlence aracından daha fazlası olmuştur. Felsefe ve dinle birlikte, insanlığın en temel teselli kaynaklarından biridir. En kötü anlarımızda biraz sakinleşebilmek için yüzümüzü dönebileceğimiz bir yerdir.

Bu yazıda, şimdiye dek üretilmiş olan en rahatlatıcı yedi sanat eserini anlatıyoruz.

1.  Hiroshi Sugimoto, The Atlantic Ocean (Atlantik Okyanusu), 1989

Zihinlerimiz öyle bir biçimde çalışır ki, yalnız içinde bulunduğumuz zaman ve mekanı kavrarız ve resmin geri kalanı algımızın dışında kalır çoğu zaman. Bu da, büyük resimde bakıldığında o kadar da acı ve umutsuzluk verici olmayan pek çok küçük hayal kırıklığının önemini bir hayli gözümüzde büyütmemize neden olur. Perspektifimizi koruyabilmek biz insanlar için oldukça zordur. Sanat, mevcut koşullarımızdan uzaklaşmamıza ve olaylara daha geniş, daha kapsayıcı bir pencereden bakabilmemize yardımcı olur. 

Atlantik okyanusunu birbirinden farklı halleriyle gösteren devasa ve sade fotoğrafları çeken Japon fotoğrafçı Hiroshi Sugimoto’nun yapmaya çalıştığı da budur. Bu etkileyici sahnelerde en dikkat çekici olan, insanlığa dair tek bir izin dahi bulunmamasıdır. Sanki canlıların denizden karaya çıkmaya başlamasından çok önce gezegenimizin neye benzediğine bir göz atmamıza izin verir. Böyle kadim bir sahneyle kıyaslandığında günümüzün belirli sorunları oldukça önemsiz görünür. Kendimizi önemli hissederek değil, aksine herkesin ve her şeyin büyük resimle kıyaslandığında ne kadar küçük ve geçici olduğunu hatırlayarak sakinliğimize yeniden kavuşuruz. 

 rahatlatc sanat eserleri 1

Gözlerimiz denizin görkemli gri kabartısında dolaşırken, benliğimize ve gülünç derecede önemsiz yazgımıza karşı tatmin edici bir kayıtsızlık haline kendimizi kaptırabiliriz. Zamanın suları üzerimizi örter ve bir an için sanki hiç var olmamışız gibi olur.

2. Ansel Adams, Aspens, Dawn, Autumn, (Kavaklar, Gün Batımı, Sonbahar) 1937

Ölüm, her zaman kişisel bir trajedi gibi yaşandığı, bazen sanki ötekiler sağ salim bahçede oynamaya devam ederken biz dışlanmışız gibi hissettirdiği için Burgonya’daki salyangozlardan, Güney Amerka’daki tapirlere gezegen üzerindeki her canlı için ölümün kaçınılmaz bir gerçek olduğunu hatırlamak iyi gelebilir.

Ölümün bizimkinden farklı canlı türlerinde ve yaşam biçimlerinde de mevcut olduğunu düşünmek, yaşamın her şey için ve her zaman sonlu olduğunu hatırlamaya yardım ederek bize teselli olur. 

 rahatlatc sanat eserleri 2

Ansel Adams’ın bu fotoğrafında, sanatçının flaşından gelen ışıktan şaşkın, adeta donakalmış kavaklar, gümüşi iplikler gibi, gecenin siyah fonuna karşı ön plana çıkıyorlar. Fotoğrafın kasvetli ama zarif bir hissiyatı var. Faniliğimize ve zamanın kısalığına dair ham haldeki kederimizi ve kaygımızı yatıştıran bir mesaj var bu sanat eserinde. Bu fotoğraf, kendimizi doğanın büyüleyici görünüşünün bir parçası olarak görmeye davet ediyor bizi. Doğanın kuralları bizim için olduğu kadar dev ormanlardaki ağaçlar için de geçerli. Yalnız değiliz. Fotoğraf, bize yeni bir pencere açıyor: kendi ölümümüzü, bir adaletsizlik ya da haksızlık olmaktansa doğanın bir kanunu olarak düşünmeye davet ediyor. Başımıza gelenleri kişisel bir trajedi olarak görme alışkanlığımızdan çekip çıkarıyor bizi.

Yapraklar her yıl, çürür ve dökülür. Bahar ve yazın ardından mutlaka sonbahar gelir. Bu manzaraya sanatta rastladığımızda ölümlü olmaya dair düşüncelerimizi doğanın penceresinden görmeye davet ediliriz: doğanın kanunları bizim için geçerli olduğu kadar bitkiler ve ağaçlar için de geçerlidir. Zaman, acımasızca ilerler. Mevsimler geçer ve yaşlılığa, ölüme ve unutulmaya doğru hızlı adımlarla ilerleriz. Bu fotoğraf, teknik becerisiyle, bu kabullenilmesi zor gerçeklere yatıştırıcı bir vakar ve görkem bahşediyor.  

3. Ludolf Bakhuysen, Warships in a Heavy Storm (Ağır Bir Fırtınada Giden Savaş Gemisi), 1695

17. yüzyılda, Hollandalılar, şiddetli fırtınalara yakalanmış gemileri resmetme geleneğini geliştirdiler. İnsanların evlerini dekore eden ve Hollanda cumhuriyetindeki devlet dairelerinin duvarlarında asılı olan bu eserler yalnızca estetik ihtiyaçlara yönelik değildi. Son derece iyileştirici bir amaçları da vardı: büyük ölçüde deniz ticareti sayesinde ayakta kalan bir ulusun üyeleri olan seyircilerine, hem gemicilik hem de daha geniş anlamda hayatta kendine güvenin önemine dair bir ders de veriyorlardı. Sert dalgalara karşı yirmi derecelik bir açıya savrulmuş uzun bir yelkenlinin görüntüsü, deneyimsiz göze felaketten farksız görünür. Oysa iyi hazırlanmış bir ekip ve sağlam yapılı bir gemi ile üstesinden gelinebileceği halde, gerçekte olduğundan çok daha tehlikeli görünen ve hissettiren pek çok durum vardır hayatta.

 rahatlatc sanat eserleri 3

Hollandalı ressam Ludolf Bakhuysen’in Warships in a Heavy Storm eseri, son derece kaotik bir tablo çiziyor: hayatta kalmaları nasıl mümkün olabilir, diye düşündürüyor bizi. Oysa bu gemiler tam da böyle durumlar için özenle tasarlanmıştı. Gövdeleri, kuzey okyanuslarının şiddetli boralarına göğüs gerebilecek şekilde, yılların deneyiminden gelen bilgilere dayanılarak inşa edilmişti. Gemi mürettebatı, gemilerini güvende tutmaya yarayacak manevraları tekrar tekrar çalışıyorlardı: rüzgarın gemi direğini parçalamasına engel olmak için yelkenlerini hızla indirmeyi öğrenmişlerdi. Gemiyi sağa sola çevirmenin, iç haznelerden su pompalamanın yollarına hakimlerdi. Fırtınanın inatçı ve öfkeli hareketlerine sakin bir bilimsellikle yanıt vermeyi biliyorlardı. Tablo, yıllar süren planlama ve deneyime yönelik bir saygı duruşudur. Bakhuysen açıkça dehşet verici olan durumlar karşısında insanlığın gösterdiği dayanıklılık ve esneklikle gururlanmamızı istemiştir. Yarattığı eser, hepimizin pek çok şeyle aslında düşündüğümüzden daha iyi başa çıkabileceğimizi, bize son derece tehdit edici gelen şeylerin aslında atlatılabilir olduğunu göstermesiyle bizi kendisine hayran bırakır.

Kuzey Denizinin fırtınaları için geçerli olan, hayatımızdaki fırtınalar ve çalkantılar için de geçerlidir. Fırtınalar eninde sonunda diner ve biz de ne kadar yorulmuş ve hırpalanmış olursak olalım, eninde sonunda güvenli kıyılara yeniden demir atarız. 

 

4. Claude Monet, Poppies (Gelincikler), 1873

Hayatın karmaşıklığını kavramış olan bazılarımızı belki biraz şaşırtacak bir gerçek; bize neşe veren sanat eserlerinin büyük ölçüde popüler olması ve heyecan uyandırmasıdır: baharda yeşillenmiş çayırlar, sıcak yaz günlerindeki ağaç gölgeleri, köy manzaraları ve gülümseyen çocuklar.

Fransa’da en çok satılan sanatsal kartpostal Claude Monet’nin Gelincikler eseridir.

rahatlatc sanat eserleri 4

Bazılarımız bunu hor görebilir. Bu tür heyecanlar, dünyanın korkunç yönlerini kabul etmeyi ya da anlamayı becerememenin bir kanıtı gibi görünebilir. Oysa bu zevki yorumlamanın başka bir yolu daha vardır: acı çekmekten bihaber olmaktan değil aksine onunla çok yakından ilişki içinde olmaktan, tümüyle ümitsizliğe batmamak ve kendimize yabancılaşmamak için biraz rahatlamanın yollarını aramaktan doğuyor olabilir bu zevk. Naifliğin aksine, tam da arka planda çekilen acı, bu sanat eseriyle olan ilişkimize bir derinlik ve ağırbaşlılık katar. Claude Monet yalnızca güzel bir tablo yapmamıştır aynı zamanda umudu bir şişeye koyup bize ulaştırmayı başarmıştır.

 

5. Caspar David Friedrich, Rocky Reef on the Sea Shore (Deniz Kıyısındaki Kayalıklı Resif), 1825

 rahatlatc sanat eserleri 5

Caspar David Friedrich çarpıcı, sivri uçlu bir kaya oluşumu, geniş ve boş bir sahil kenarı, parlak bir ufuk, uzaklardaki bulutlar ve solgun bir gökyüzü ile bize güçlü bir duygu taşıyor. Gün doğumundan önce, uykusuz geçen bir gecenin ardından, bu kasvetli burunda, insanlardan uzakta, doğanın temel kuvvetleri ile baş başa kaldığımızı hayal edebiliriz. 

Resim, doğrudan günlük yaşamımızın baskılarına ve çalkantılarına değinmiyor. Asıl işlevi, zamanın ve mekanın büyüklüğünün tam anlamıyla farkına varabildiğimiz bir zihin durumuna erişebilmemizi sağlıyor. Bu eser üzücü olmaktan çok, mahzunluk duygusu veriyor; ümit kırıcı değil, sakinleştirici. Bu zihin durumunda, ya d daha romantik bir ifadeyle bu ruh halindeyken önümüzde duran yoğun ve zorlu kederler ile başa çıkmak için daha donanımlı oluruz. 

 

6. Anonim, Kintsugi Kasesi, 1990

Japonların, onarım sanatına güzel bir övgü niteliğinde olan, kintsugi adıyla bilinen, yanlışlıkla parçalanan bir çömleğin parçalarının özenle toplanıp, yeniden bir araya getirilerek pahalı bir altın tozu ile harmanlanmış bir yapıştırıcı ile birleştirildiği bir sanat geleneği vardır. Kintsugi’de, hasarı gizlemek gibi bir çaba yoktur, aksine kırık çizgilerin daha görünür ve daha zarif kılınması hedeflenir. Kıymetli altın çizgiler, parçalara ayrılmanın beklenmedik ya da paniğe yol açacak bir durum olmadığını, bize tamir etme ve bunu iyileştirici bir şekilde yapma fırsatını sunduğunu vurgulamak için oradadırlar.

rahatlatc sanat eserleri 6 

7. Richard Serra, Fernando Pessoa, 2007-8

rahatlatc sanat eserleri 7

Acı çekmek çok yoğun bir yalnızlık hissettirir bize. Yalnızca üzgün olmakla kalmayız aynı zamanda, bunu yaşayan tek insan olduğumuza inanırız. Oysa gerçekte hepimiz ümitsizliğin kıyısında gezinir. Hayatın yalnız bize zulmettiği ya da haksızca cezalandırıldığımız hissini hafifletmeyi öğrenmemiz gerekir. 

‘Fernando Pessoa’ Richard Serra’nın eseri olan oldukça güzel, biraz karanlık bir anıtsal sanat yapıtıdır. Şu satırların sahibi Portekizli şairden ismini alır (şöyle yazar: ‘ah tuzlu deniz/ tuzunun ne kadarı Portekizin gözyaşları.’).

Eser, kederimizi inkar etmez, bize neşelenmemizi söylemez ya da bakışlarımızı daha aydınlık bir yöne çevirmez (dertlerimizi paylaştığımızda insanların yaptıklarının aksine). Bu derin, mahzun heykelin devasa boyutlarının ve anıtsal niteliğinin dolaylı olarak verdiği mesaj, kederin normalliği ve evrenselliğidir. Sıradan bir yaşamın içindeki görkemli duyguların meşru yerini kabul edeceğimize ve bunlara karşılık vereceğimize güvenmektedir. Bizi karanlık duygularımızla baş başa bırakmak yerine, bu eser, bunları yaşamın temel özellikleri olarak ilan eder. Pek çok büyük sanat eseri gibi, Serra’nın ‘Fernando Pessoa’ eseri de, katı vakarı ile keder için ağırbaşlı bir sığınak yaratır.

Sanatın ne işe yarayabileceğini açıklamaya çalışan çok sayıda kitap yazıldı bugüne dek. Büyük kriz zamanlarında, bu sorunun cevabı aslında apaçıktır: sanat bizi hayatta tutmaya yarar.

 

Recent entries