Uçaklarin Olmadigi Bir Dünya

Yıllar boyu, daha az uçmak gerektiği konusunda pek çok şey duyduk; şimdi ise insanların belki de bir daha hiç uçmayacakları bir dünya hayal ediyoruz.

Gelecekte çocuklar yaşlı insanların dizlerinin dibinde toplanıp, birkaç bina büyüklüğünde karmaşık ve devasa makinelerin Himalayaların ve Tasman Denizi üzerinde, gökyüzünde sürekli gezinip duyduğu mitsel ve sıra dışı zamanlarla ilgili öyküler dinleyecekler belki de.

ucaksz hayat 1

Bilge ihtiyarlarsa onlara havayollarını, bu ayrıcalığa erişmek için yalnızca birkaç kitap parasını gözden çıkaran, uçağa bindiklerinde, etraflarındaki güzelliğin kıymetini bilemeden sabırsızlıkla gölgelikleri indiren, yabancı insanların yanında hiç konuşmadan oturup yolculuk eden ve önlerindeki minik plastik servislerdeki yemeğin kendi mutfaklarında yaptıkları yemekler kadar lezzetli olmadığından şikayet eden yolcuları anlatacaklar.

Artık arıların ve serçelerin yolculukları dışında hiçbir şeyin rahatsız etmediği göklerin bir zamanlar dünyanın tüm şehirlerinde, uçan mekanik yaratıklarla yırtılıp geçildiğini anlatacaklar.

Eskiden Fulham adıyla bilinen, Kanada’dan doğu Amerika kıyılarına uçan dev alüminyum tüplerin aralıksız ilerleyişi yüzünden kimi hassas insanların sabahın beş buçuğuna dek gözünü kırpamadığı antik bir Londra banliyösünden bahsedecekler.

ucaksz hayat 2

Artık bir müzeye dönüştürülmüş olan JFK’de,  insanlar acelesizce iki ana pist hattı boyunca yürüyebilecekler. Bağlantısı kesilmiş bir yüksek voltajlı elektrik kablosuna dokunmaya, anestezi altındaki bir köpek balığının dişleri üzerinde parmaklarımızı gezdirmeye ya da devrilmiş bir diktatörün mermer banyosunda yıkanmaya benzer görkemli bir ürpertiyle pistlerin orta hattına bağdaş kurup oturabilecekler.

Tabi, her şey oldukça yavaşlayacak. Roma’ya varmak iki gün sürecek, heyecanla Sydney limanına yanaşmadan önce bir ay yolculuk etmek gerekecek. Yine de bu durgunluk ve yavaşlığın bazı getirileri olacak.

Uçakların olduğu çağları hatırlayanlar, ruhun her zaman bir devenin hızında hareket ettiğini söyleyen eski Arap deyimine hak vererek evin kapısını çekip çıktıktan yalnızca saatler sonra Mumbai ya da Rio’ya, Auckland ya da Montego Bay’e vardıklarında yaşadıkları kafa karışıklığını, hafif mide bulantısı ve baş dönmesini hatırlayacaklardır 

Bol ve elverişli hava ulaşımının avantajları ne olursa olsun, fazla kolay oluşuna her zaman lanet edebiliriz çünkü bu kolaylık, yolculuklarımız süresince kendimizi değiştirme çabamızı altüst eder.

ucaksz hayat 3

Artık ödümüzü koparmak ve içimizi sıkmak için orada olmadıklarında uçaklara nasıl hayranlık duyacağız? Müzelerde sergilenen yunus-vari çelik gövdelerini okşarken onları muazzam bir teknik zekanın ve müthiş bir zenginliğin sembolleri olarak onurlandıracağız.

Onlara, küçük çocukların duyduğu ama yetişkinlerin dünyamıza karşı işlenen suçlara karşı saf ve naif görünmemek uğruna artık cesaret edemediği şekilde hayranlık duyacağız.

Aksayan uçuş programlarımızın yarattığı tüm kaosa ve düzensizliğe rağmen, bize uçakların olmadığı bir dünyanın neye benzeyeceği, o zamandan bakınca şimdiki dünyamızda imrenilecek ve acınacak ne çok şey olduğunu hayal etmemize fırsat verdiği için virüse minnettar olmalıyız.

 

Recent entries