SOYUNMAMANIN HEYECANI

Seksi olmanın, özünde çıplaklık ve açıklıkla ilgili olduğuna dair ortalıkta dolaşan bir varsayım vardır: ve dolayısıyla da mantık çerçevesinde, en seksi senaryoların aynı zamanda en fazla çıplaklık içerenler olmak zorunda olduğuna dair.

Fakat heyecanlanma ile ilgili hakikatin epey farklı olması mümkündür. Seksi olmanın temelinde bir fikir yatar; bir başkasının hayatından dışlanmış olmanın anısı en canlı durumdayken oraya girmemize izin verilmesi fikridir bu. Seksilik, yasaklama ve kabul etme arasındaki zıtlıktan doğar. Bu, dokunmaya ve istediğimiz yere gitmeye izin verilmesine duyduğumuz bir tür şükran ve rahatlamadır.

 syunmamann heyacan

Tuhaf bir biçimde bu şükran duygusu, birisinden tam vize almadığımızda ama tam sınırda olduğumuzda, henüz yalnızca bir pasaport almış olduğumuzda ve çoğu insanı kuşatan seks tabusunun hatırası hala çok yoğun olduğunda daha etkilidir. Reddedilme tehlikesinin yadigarı; keskin, mest eden rahatlamaya dahil edilmenin hayretini beraberinde getirir.

Bu, giysilerimizi kati biçimde gerekli olandan bir miktar daha uzun süre üzerimizde tutma, seks sırasında kasıtlı olarak soyunmama kararının neden bu kadar tahrik edici olabildiğini açıklıyor. Heyecanı yükseltmek için, tıpkı erken ergenliğimizde veya Suudi Arabistan’da yapabileceğimiz gibi, yalnızca birbirimize yaslanabildiğimiz ama asla suçlu okşamalar ve ufak itkilerin ötesine geçmemize ‘izin verilmediği’ bir senaryo tasarlayabiliriz.

Bu oyunlar, inanılmaz olan müsaade fikrini yeniden ziyaret etmeye devam edebileceğimiz anlamına gelir: dışımızdaki giysiler en sonunda korkusuzca geçmeyi başarabildiğimiz engelleri hatırlatırlar. Oyunbaz bir biçimde yün ve pamuk kumaşlar üzerinden ağırlığımızı vermek hem daha önceki kovulmalarımızın hem de yeni harikulade dahil edilişimizin baştan çıkarıcı hizalanmasını da beraberinde getirir.

Sahte olduğunu çok iyi bildiğimiz kural (‘çok ileri gitme’), gerçek partnerler olarak durumumuzu daha canlı ve dolayısıyla daha tahrik edici kılar. Bu oyun yoluyla kovulmadan kaynaklanan bir travmayı aşmaya çalışıyoruz.

 

Yasaklama, (arzuladığımız insanlarla genellikle olduğu üzere) elimize avucuma sığmayan bir şeyolmaktansa, burada kabullenici partnerimizleyken diğer durumun aksine istenen bir şey olabilir: daha önce acı verici bir biçimde tutamadığımız şeyi kontrol ederiz. Erdemlilik taslama, bir zamanlar başımıza açtığı zorluklardan arınmanın bir yolu olarak oyuna davet edilir.

Birinin etrafında soyunmaya alıştıktan sonra, hayatlarına girmemize izin vermiş olmalarının harikuladeliği kaybolmaya ve elde var görülmeye eğilimlidir. Bir duşun ardından çıplak halde televizyon izlerken bulabiliriz kendimizi, kıyafetsiz benliklerimizin hala ne kadar özel olduklarını kimse umursamadan. Kıyafetlerimizi çıkarmama oyunu, müsaadenin ayrıcalıklarına dikkati çekerek çıplaklığın ilginçliğini biraz daha uzun süre canlı tutmaya çalışır. Oyun, en sonunda izinli olmanın güzelliğinin tadını tamamıyla çıkarmaya yönelik yakıcı arzuyu sembolize eder…

Recent entries