Sohbet Sanati

Çoğumuz, hiç sorun yaşamadan ve üzerine düşünmek zoruda kalmadan iyi bir sohbet yürütebileceğimizi sanırız. Sohbet dediğiniz zaten kendiliğinden olur, değil mi?

Oysa gerçekten iyi bir sohbet nadiren karşılaştığımız bir şeydir. Çünkü güzel sohbetin biraz planlama, biraz da beceri gerektiren bir sanat değil, hepimizin doğuştan taşıdığı bir özellik olduğunu söyleyen Romantik bir efsaneye bel bağlayarak yaşıyoruz. Yemek yaparken tamamen doğaçlama ilerlemenin iyi bir sonuç yaratamayacağını kabul edebiliyorsak konu yapılan yemek üzerine sohbet etmek olduğunda böyle bir özen ve tevazuyu neden gösteremiyoruz? Yabancı bir şehirde gece vakti yürürken, gündüz oraya nasıl yeniden gidebileceğimizi kestiremediğimiz güzel bir meydana rastlamak kadar tesadüfi bir olay gibi gelir bize kendimizi iyi bir sohbetin içinde bulmak.

 sohbet sanat 1

 

Sohbetlerimizi iyileştirme çabası,  bir sohbetin amacının ne olduğu sorusuyla başlar. Burada iki temel işlev öne çıkar: doğrulama ve anlama.

Hayat üzerine sohbet ederken genellikle kim olduğumuza dair çok fazla veriyi dışarıda tutarız. Küçük düşeceğimiz ya da yersiz bir telaşa veya üzüntüye yol açağımız korkusuyla hissettiklerimizin pek çoğunu gizleriz. İş arkadaşlarımıza duyduğumuz kıskançlık, aşka dair hayal kırıklıklarımız, ailelerimize duyduğumuz gerçek hisler, utanç verici alışkanlıklarımız ve acınası korkularımız, çılgın politik hayallerimiz … kendimizi iyi bir sohbetin kollarında bulmadığımız sürece bu ‘susturulmuş doğallıkların’ çoğu dile gelme şansı bulamaz. İyi bir sohbet dediğimiz şey ise, bugüne dek özenle saklanmış duygularımızın ve fikirlerimizin aslında son derece kabul edilebilir ve olağan olduğunu, yargılamadan doğrulayabilen bir sohbettir.

 sohbet snat 2

 

Kötü sohbetlerin suçlusu büyük ölçüde utangaçlıktır. İç dünyamızı açmaktan korkarız çünkü kendimiz ve başkaları arasındaki farkı olduğundan daha büyük görürüz. Yalnızca güçlü yönlerimizi gösterir, sadece başarılarımızla övünür, sadece başkalarının katılacağı fikirlerimizi dile getiririz ve bunun sonucunda da başkalarını sıkarız çünkü ancak zayıflıklarımızı ortaya döktüğümüzde, savunmasızlığımızı gösterdiğimizde, çılgın hayallerimizi itiraf ettiğimizde başkalarını ilgisini ve sevgisini uyandırabiliriz. Biri size yenilgilerini ya da küçük düştüğü bir anısını, arzularını ve çılgınlıklarını içtenlikle anlatırken sıkılmanız imkansızdır.

 sanat 3

 

 

Doğrulamaktan sonra anlamak gelir. Sohbet sırasında karşımızdaki kişi zihnimizdeki boşluklara ve dikkatimizin dağılmasına karşı koyarak fikirlerimizi netleştirmemize yardım eder. Tek başımızayken düşünmek zordur. Zihinlerimiz fikirlere odaklanmanın baskısından kaçmaya çalışır; bunun yerine hayallere dalmanın ya da internetin büyüsüne kapılmayı tercih eder. Bu nedenle, dikkatimizi üzerine düşünmemiz gereken konularda tutabilen, zihnimizde beliren tereddütlü fikirleri takip etmeye yüreklendiren ve kendi fikirlerini katarak çözümlemelerimizi daha verimli hale getiren biriyle birlikte düşünmek son derece faydalıdır.

Pek çok ülkede, hatalı bir ‘yapmacıklık’ korkusu insanları önemli ve tatmin edici konular açmaktan geri tutar. İnsan olmanın ne anlama geldiği gibi önemli konuları doğrudan ele almanın yalnız çok önemli bir avuç insanın hakkı olduğunu sanırız. İnsan yaşamının en temel sorularına eğilmek için izi almaya ihtiyacımız var mı? Bu soruları başka ne zaman soracağız ki: Çalışmanın amacı ne? Bir ilişkiyi iyi yapan nedir? Çocuklarımızı nasıl yetiştireceğiz? Ne için seyahat etmeliyiz? Ülkemizin hali nasıl olmalı?

Dahil olduğumuz sohbetler konusunda daha cesur ve daha talepkar olmalıyız. Başarılı örnekleri bir armağan gibi görmek yerine, bu örnekleri çoğaltmak için düzenli bir çaba göstermeliyiz.

 

 

 

Recent entries