Mükemmeliyetçilik Tuzagi

Bir kariyer hedefine yönelmemizin sebebi, genellikle, o alanda önde gelen insanların üstün başarılarından etkilenmiş olmamızdır. Kendi hedeflerimizi, şehrin tarihi binalarından birini restore etmiş bir mimarın zevkli yapılarına hayranlık duyarak, başarılı bir girişimcinin markasını getirdiği noktaya bakarak, beğenilen yazarın romanlarını ve hakkındaki yorumları okuyarak ya da ödüllü bir şefin restoranındaki özel ve iştah açıcı menüyü tadarak belirleriz. Kariyer planlarımızı mükemmeliyetçiliğe dayanarak şekillendiririz.

Daha sonra ustalardan aldığımız ilhamla ilk adımlarımızı atarız ve sorunlar başlar. Tasarlamayı başardığımız, girişimimizin ilk aylarında kazanabildiğimiz, ilk kısa hikâyelerimizden birinde yazabildiğimiz ya da ailemiz için pişirdiğimiz şey; en başta hedefimizi tetikleyen standardın çok altında kalmıştır. Kusursuzluktan haberdar olduğumuz için vasatlığı hoş göremeyecek hale geliriz; üstelik söz konusu olan kendi vasatlığımızdır!

 Calsma Yuzeyi 24

Rahatsız edici bir paradoksta sıkışıp kalmışızdır: hedeflerimiz büyük işler başarma arzusuyla ateşlenmiştir; kendimize dair bildiğimiz her şey ise doğuştan yetersizliğe işaret eder. “Mükemmeliyetçilik Kapanına” sıkışmışızdır; mükemmele ulaşmak için gerekenleri tam olarak anlamasak da ona güçlü bir çekim duyarız.

Bu aslında bizim hatamız değildir. Biz farkına bile varmadan medya, başarılı insanların yaşadıkları milyonlarca önemsiz yaşantıyı; başarısızlık, reddedilme ve hayal kırıklıklarıyla geçen yılları kesip atar. Bu sayede zirvedeki anların günlük bir seçkisini sunabilir; sonuçta da bunları gerçekte oldukları gibi zorlu istisnalar olarak değil, başarı için bir norm ve bir referans olarak gösterir. Sadece başarılardan haberdar olduğumuz için, sanki ‘herkes’ başarılıymış gibi gelir. O başarıyı illa ki çevreleyen gözyaşlarını ve umutsuzlukları hayal etmeyi unuturuz.

mukemmeliyetcilik tuzag 2 

Bakış açımız bulanır çünkü kendi mücadelemizi içeriden bildiğimiz halde, dışarıdaki başarıların acısız hikâyelerine maruz kalırız. Kendi ilk taslaklarımızın yetersizliğini affedemeyiz çünkü hayran olduklarımızın ilk taslaklarını görmemişizdir.

Hayranlık duyduğumuz her ürünün, eserin ya da başarının ardında yatan pek çok zorluğun daha makul bir resmini görmeye ihtiyacımız var. Örneğin, bir müzedeki başyapıta bakmak yerine stüdyoya gidip oradaki ıstırabı, berbat eski taslakları ve sanatçının bir bunalım anında döktüğü yaşlarla ıslanan kâğıttaki lekeleri görmeliyiz. İlk düzgün işini almadan önce (50 yaşını geçmiş olan) mimarın ne kadar çok çalıştığına, şimdi ödüller kazanan yazarın eski öykülerine ve girişimcinin ne kadar çok başarısızlığa katlanmak zorunda kaldığına odaklanmalıyız.

 Calsma Yuzeyi 23

Başarısızlığın oynadığı meşru ve gerekli rolü fark etmeli ve yaptığımız işi uzunca bir süre hiç de mükemmel olmayan bir şekilde yapmak için kendimize izin vermeliyiz. Bir gün, muhtemelen on yıllar sonra, insanların kendiliğinden gelen bir başarı olarak görecekleri şeye ulaşma fırsatı için ödememiz gereken bedel, budur.

 

 

Recent entries