Ebeveynligin Önemi

Hayatlarımızın büyük kısmı yavan bir verimsizlikle geçer. Genel geçer kurallara uyum sağlamaktan başka bir seçeneğimiz olmaz genellikle. Çoğumuz iş hayatımızda bir fark yaratma, ilginç ve kayda değer bir üretim yapma fırsatını yakalayamayız. Resim yapmayı ya da Chopin’in piyano sonatlarını çalmayı bilmeyiz, örneğin. Ya da bizzat bir iphone üretemeyiz veya yer altından petrol çıkarmayı bilmeyiz.

Yine de, bütün detaylarına hakim olmasak bile son derece mucizevi bir şeyi başarabiliriz: bir başka insana hayat verebiliriz. Uzuvların ve organların bir araya gelerek tıpkı bizim gibi bir insan meydana getirmesine katkıda bulunabiliriz. Sayemizde bir karaciğer oluşur; başka bir insanın beynini tasarlayabiliriz; belki biz muz, peynirli sandviç ve zencefilli kurabiyeden oluşan bir öğünü tüketerek minik parmakların oluşmasını sağlayabiliriz. Antik Perslerin tarihi ya da bulaşık makinasının nasıl çalıştığı üzerine düşüncelerin iletimini yapacak nöronları birbirine bağlayabiliriz. Bundan neredeyse seksen yıl sonra bile ayakta kalacak organik bir makinenin doğumunu planlayabiliriz. Bütün teknolojilerden daha gelişmiş ve en büyük başyapıtlardan bile daha karmaşık ve ilginç bir ürünün uzman koordinatörü ve baş tasarımcısı olma şerefine nail olabiliriz.

ebeveynligin onemi 1

Bir çocuğunuzun olması, yaratıcılığın hayatımızdaki eksikliği konusundaki endişelerimizi dağıtır ve aksi halde başkalarının üretkenliğine duyabileceğimiz kıskançlığı yatıştırır. Onlar coşkulu bir şarkı bestelemiş, bir biyo-mühendislik şirketi kurmuş ve satmış ya da sürükleyici bir roman yazmış olabilirler. Oysa biz mümkün olan en etkileyici sanatsal ve bilimsel eseri ortaya koymuş oluruz. Bu eser, gün gelir ödevlerini yapar, bir iş bulur, bizi affeder, buna ne kadar dirense de biraz da olsa bize benzer ve en sonunda kendisi de yeni insanlar yaratarak sonsuzluğa doğru çoğalmaya devam eder.

Her ne kadar birbirlerine kızsalar, yollarını ayırsalar ya da aile yaşamının tekdüze doğası içinde yıpransalar da, ebeveynler ve çocuklar yaratıcıları ve yaratılanı birbirine bağlayan doğaüstü olaylar dizisini görmezden gelemezler.  İki kişi, on beş yıl önce bir arkadaşın mutfağında tanışıp, birbirlerini beğendikleri ve randevulaştıkları için şimdi masanın karşısında karakteristik burnuyla, kendine özgü huylarıyla ve (neredeyse herkesin söylediği gibi) büyükbabasınınkine çok benzeyen gülüşüyle oturan biri var.

ebeveynligin onemi 2

Ebeveynlik kaçınılmaz bir biçimde en büyük ve en temel felsefi soruyu sormamızı gerektirir: iyi bir ömür sürmek, ne demektir? Uzun yıllar boyu bu soruya kendi sözcüklerimizle ve eylemlerimizle cevap bulmaya çalışırken, aksi halde peşimizi bırakmayacak ve özellikle de iş hayatında karşımıza çıkacak büyük korkularımızdan en azından birinden kurtulduğumuzu biliriz: bir fark yaratamayacağımız korkusundan. Artık bir etkimiz olmamasından değil, bilinçsizce kötü bir etki yaratmaktan korkmaya başlarız. Artık yeni sorumluluğumuzun hem biyografi yazarı, hem koçu, hem öğretmeni, hem müdürü, hem fotoğrafçısı, hem efendisi, hem de kölesi oluruz.

Yeni görevimiz hem en kötü hem de en iyi yönlerimizi ortaya koyma fırsatını verecek bize: bizim seçeceğimiz sözcükler, bizim ellerimizin dokunuşları, bize ait yüreklendirici bir bakış, ancak bizim sunabileceğimiz hoşgörü ya da bizim cesurca savunduğumuz ilkeler bir başka insanın neşesinde ve kederinde önemli bir fark yaratır. Nasıl biri olduğumuzun, nasıl olgunlaştığımızın bir başka insanın hayatı üzerinde olumlu bir etkisi olur. Ebeveynler olarak korkacağız, bitap düşeceğiz, kalbimiz kırılacak, mest olacağız ama dünyadaki varoluşumuzun önemine dair hiçbir şüphemiz kalmayacak.

Recent entries