DOGU FELSEFESI GENELLIKLE NEDEN BATI FELSEFESINDEN DAHA COK SEVILIR?

Yaşayan en seksi kadınlardan biri olarak görülen Miranda Kerr, aynı zamanda güzel, başarılı ve zengin. Ayrıca zihinsel manada kendini geliştirmeye de çok önem veren birisi. Yoga, meditasyon, zikir ve Japon Budizmi Miranda’nın hayatının vazgeçilmezleri.

Senaryo buradan kusursuz gözükse de, Kerr hayatında gerçek zorluklar ve kayıplar deneyimlemiş bir kadın. İlk erkek arkadaşı trafik kazasında öldü. Bir sonraki sevgilisinin ise bir sahtekar olduğu ortaya çıktı. Orlando Bloom ile olan evliliği de hızlı bir şekilde dağıldı. Tüm bu travmaların ardından, Miranda’nın “somut” çarelere ihtiyacı vardı ve o da soluğu Doğu’nun ihtişamlı felsefesinde aldı.

Blog dogu felsefesi 1

Aslında Miranda’nın arayışı başka bir yerde de sonlanabilirdi. Örneğin çareyi Plato’da ya da Tolstoy’da da arayabilirdi. Bach veya ortaçağ mimarisi de yaralarını iyileştirmesi için birer seçenek olabilirdi. Fakat birçok meraklı ve spirituel Batılı gibi, o da yanıtları kendi kültüründe değil, Soka Gakkai’nin Budist hareketine katılarak buldu.

Miranda, hayatı sorgulamaya karşı duyduğu yorulmak bilmez merakı sebebiyle, öğrenme isteğinde son derece samimiydi. Fakat neden bu noktada Batı’yı es geçmişti? Esasında bu onun hatası değil. Çünkü onun ihtiyacı olan şey, Batı tarafından sunulmuyordu. Bu sebeple o da başka yere yöneldi. Ve onun bu kararı bize Batı’nın ve Batı kültürünün sorunları ele alış- ya da alamayış- biçimiyle alakalı önemli ipuçları sunuyor.

Miranda, yaşadığı tüm bu zor deneyimlerden sonra hayatının boş ve manasız olduğunu düşünüyordu. Fakat onun memleketi olan Sidney’deki üniversitelerin, sosyal bilimler fakültesindeki tüm profesörler muhtemelen başka işlerle meşguldu. Mesela felsefe bölümü (bilgelik ve teselli aramak için gidilebilecek en olası yer) o sıralar ontolojik natüralizmi tanımlamakla, Wittgenstein’i tarihsel bir perspektifin içine makul şekilde yerleştirmekle, Plato’nun “Phaedrus”unu Aristo’nun “Etik”i ile karşılaştırmakla meşguldu. Tüm bunlar zaman geçirmek için fena yollar olmasa da, gerçek bir problemi çözebilme sürecinde kimseye somut faydalar sağlayabilecekleri söylenemez.

Blog dogu felsefesi 2

Ne yazık ki Sidney Üniversitesi bir istisna değil, aynısı Meksika’dan Yeni Zelanda’ya kadar çoğu yer için geçerli. Akademik kurumlar aslında nasıl iyi yaşayıp iyi ölebileceğimizi öğretmesi gereken kültürü, git gide soyut burslara dönüştürdüler. Oysa Budist mezhepler öyle değil. Onların amacı, varoluşun tüm bu çalkantılarından sağ salim çıkabilmemiz için elimizden tutmak.

Blog dogu felsefesi 3

Aynı şekilde Miranda da istisnai bir örnek değil.  Bir akşam yemeğinde yanınızdaki kişinin Hegel ya da Aristotle ile teselli bulduğunu duymak çok ilginç olurdu. Oysa o kişinin Nepal’e gittiğini ve oraların geleneksel bilgeliğinden büyülendiğini söylemesi hiç şaşırtıcı olmazdı.

Miranda akıl almaya hazırdı. Birilerinin ona izlemesi gereken yolu söylemesine ihtiyaç duyuyordu. Ancak felsefenin sunabileceği teselli ile ilgili Batı’daki önyargı, Miranda’nın ihtiyacına cevap verme önünde engel oluşturuyordu.

Batı kültürünün mihenk taşları olan Sokrates, Epikür, Seneca, Montaigne, Schopenhauer, Nietzsche, Schiller, Tolstoy, Proust gibi isimlerin ana amacı; insanların daha bilgece yaşamasına ve hayat mücadesinde ayakta kalmalarına rehber olabilmekti. Onların hedefi, bu zengin ve derinlikli Batı kültürünü salt akademik çalışmaların bir parçası haline getirmek değil, insanlara, erkek arkadaşlarının ölümü gibi bir yaşam çıkmazında, Doğu’daki kaynaklar gibi gerçekçi ve incelikli bir çıkış yolu sunabilmekti. Ama durum değişti.

Belki de, Batı felsefesinin, o mağrur yüzünü Doğu’ya çevirmesinin ve bunu bir üstünlük sağlama gayesiyle değil en temelde insanlığın gelişimine eşit bir şekilde katkıda bulanabilmek için yapmasının zamanı geldi...

 

Bu sorunun ve bütünsel olarak felsefenin hayatımızı nasıl dönüştürebileceğini merak ediyorsanız, size 19 Aralık Cumartesi günü, saat 10:00’da BİLGİ santralistanbul’da düzenlenecek “Elis Şimşon ile Hayata Felsefe ile Bakmak atölyemize bekleriz.  

 

Orjinal İngilizce Metni Okumak İçin:  Why so Many Love the Philosophy of the East – and so Few That of the West

Recent entries