Cicekler Uzerine

Yirmi bir yaşından daha genç birinin, çiçeklerden haz duyması son derece ender bir durumdur. Doğanın bu incelikle biçimlendirilmiş, kırılgan ve geçici dışavurumlarından çok daha büyük, önemli kaygılar vardır, örneğin aşk, kariyer gelişimi ve politik değişimler gibi.

 cicekler 1

Oysa elli yaşından sonra çiçeklere karşı tümüyle kayıtsız kalmak daha ender bir durumdur. O yaşa dek, insanın daha önceki neredeyse tüm tutkuları bir darbe, belki de çok büyük bir darbe alır. İnsan yakın ilişkilerin bazı zorlu sorunlarıyla karşılaşır. Mesleki umutları ile ulaşılabilir gerçekler arasındaki mesafenin acısını çeker. Dünyanın ne kadar yavaş ve gelişigüzel bir biçimde olumlu bir yöne doğru değiştiğini görme şansına erişir. İnsanlığın kötülükleriyle ve sahtekarlığıyla, kendi tuhaflıkları, bencilliği ve deliliğiyle tümüyle tanışır.

 cicekler 2

Üstelik o yaşa dek,  çiçekler bir miktar daha farklı görünmeye başlarlar; artık yüce bir kaderden ehemmiyetsiz bir kaçış ya da tutkuya yönelik bir hakaret değil, felaketlerin ortasındaki gerçek bir haz, kaygılara ara vermek ve öz eleştiriyi uzak tutmak için bir davet, hayal kırıklıkları denizinde umut için küçük bir durak noktasıdır. Gerektiği gibi müteşekkir olmak için kişinin yılın birkaç haftası hazır bulunduğu düzgün bir tesellidir.

Büyük, amansız tarlaların tehlikelerini öğrendikten sonra, kendi sınırlı arsamızı ekip biçmeyi ve bununla tatmin olayı öğreniriz.

Recent entries