Aile Neden Önemlidir?

– Duygusal Kayırmacılık

 

Aileyi bizim için çok önemli ve anlamlı kılan özelliklerden biri, aile kavramının temelinde apaçık bir kayırmacılığın olmasıdır. Kayırmacılığı çok kötü bir şey olarak kabul ederiz. Bize iyi bir toplumda insanların yalnızca niteliklerine ya da hatalarına bakılarak, ailelerinden ya da akrabalarından adaletsiz bir ayrıcalık görmeden yükselmelerinin ya da alçalmalarının gerekli olduğu öğretildi. Oysa, duygusal yaşamımız söz konusu olduğunda çoğumuz bu kurala pek itibar etmeyiz. Duygusal yaşamda, aşağı yukarı hepimiz kayırmacılık yaparız.

Tarihte, kayırma kavramı Avrupa’da özellikle Rönesans dönemindeki Katolik Kilisesi ile ilişkilendirilirdi. Kayırma anlamına gelen İngilizce ‘nepotism’ sözcüğü birkaç Papa birbiri ardına, diğer aile üyeleriyle birlikte yeğenlerini (İtalyanca’da nipote) yeteneklerine bakılmaksızın önemli görevlere getirdiklerinde ortaya çıktı.

 

 aile neden onemli 1

Titian, Papa III. Paul ve Torunları, 1545–46

1534’te, halihazırda çok yaşlı olan Alessandro Farnese Papa olarak seçildi ve III. Paul ismini aldı.  İlk icraatlarından biri torununa (onun da ismi Alessandro’ydu) son derece nüfuzlu ve kazançlı Kardinal rütbesini vermek oldu. Başka bir torununu, o dönemde doğrudan Papa’nın hükmü altında olan küçük İtalyan köylerinden birinin Dükü ilan etti. Son derece adaletsiz ve korkunç olan bu tür bir kayırmacılık, modern yaşamın özellikle iş ve kariyer alanlarındaki aydınlanmacı açık rekabet ideallerine büyük bir hakaret niteliğindedir.

Oysa mesleki değil ama duygusal konularda akrabalara yönelik bir taraflılığın son derece güven veren ve çekici bir yanı vardır. Üstelik en sert ve en büyük kayırmacılıklardan birinden hepimiz çoktan faydalandık bile. Hatta bu kayırmacılık olmasa şu anda burada olamazdık. Dünyadaki milyonlarca diğer çocuğa rağmen biz dünyaya geldiğimizde, niteliklerimize hiç bakmadan (zaten pek bir niteliğimiz de yoktu) ebeveynlerimiz ve geniş ailemiz bize göz kulak olma ve bizi yetiştirme kararını kayırmacılık yoluyla verdiler. Biz o zamanlar bunu hak edecek bir şey yaptığımız için değil, ki bırakın niteliği merhaba demekten ya da bir kaşığı kavramaktan bile acizdik, sırf onlarla akraba olduğumuz için zamanlarının, sevgilerinin ve kaynaklarının büyük bir kısmını bize adamaya karar verdiler.

Kayırmacılık, çocukluktaki öfke patlamalarımızın affedileceğinin, kötü karakter özelliklerimizin hoş görüleceğinin, yerli yersiz söylendiğimizde ve parladığımızda destek bulacağımızın, çocukları yaramazlık yaptığında ebeveynlerin onları affedeceğinin ve ebeveynler ne kadar hayal kırıklığına uğratırlarsa uğratsınlar çocukların her şeye rağmen bayram ziyaretlerine gideceğinin garantisidir.

Sırf ailenin varlığı sayesinde hepimiz inançlarımıza, başarılarımıza ya da çabalarımıza değil (hepsi değişebilir ya da başarısızlığa uğrayabilir) daha saf ve daha değişmez bir şeye, o aileye doğmuş olmaya dayanan aidiyet duygusunu yaşarız. İşimizin pamuk ipliğine bağlı olduğu, neredeyse herkesin hakkımızda çok hızlı ve çok kesin yargılara vardığı bir dünyada en azından ailemizden meslek hayatımızda başarısız olsak da ya da sofrada oturup iyi bir sohbet etmeyi başaramasak da kovulmayacağımızı biliriz. Başkalarının gözündeki konumumuz ne kadar kırılgan olursa olsun, bu gerçek bizim için hep devam eden bir güven kaynağı olacaktır.

Aile içinde genellikle kusurlara değil aynı zamanda başarılara karşı da sıcak bir kayıtsızlık vardır. Aile içinde dışarıdaki finans ve iş dünyasında ne kadar başarılı ya da başarısız olduğunuz eşit derecede önemsizdir. Yargıtay Başkanı olan evlat muhtemelen origami ile yapılmış hediyelik eşyalar satan küçük dükkanın sahibi olan diğer evlattan daha fazla sevilmez ya da binlerce insanın istihdamından sorumlu bir patron da belki kötü pantolon zevki ya da en olmadık anlarda hıçkırmaya başlaması yüzünden ailede alay konusu edilebilir.

 aile neden onemli 2

 

Her ne kadar kayırmacılık genellikle iş yaşamında kötüye kullanılıyor olsa da kayırmacılığın bir türü duygusal hayatlarımızın genelinde son derece önemlidir çünkü bazı alanlarda ne kadar yetkin ve etkileyici olursak olalım kesinlikle kusurlu olduğumuz birçok başka alan olacaktır ve tam da burada bizim kusurlarımız ve hatalarımız karşısında sabır gösterebilecek, bize ikinci, üçüncü, hatta dördüncü bir şans verebilecek ve aslında (kendi katı bakış açımızdan) hiç hak etmesek bile her zaman bizim tarafımızda olacak birilerine çok ihtiyacımız var. İyi aileler de hatalarımızı görürler ama bizi bu hatalara dayanarak sert bir şekilde yargılamamayı seçerler.

Aileyi böyle tanımladığımızda aileyi sadece temel biyolojik kökenlerine indirgemek zorunda olmadığımızı fark ederiz. Gerçekte, bize içtenlikle destekleyici bir tutumla yaklaşan herkes, daha genel bir anlamda, ‘ailemizin’ bir parçası olur ve biz de istikrarlı bir cömertlik sunduğumuz kişilerin ailesi oluruz. Bu nedenle aslında hedeflememiz gereken en yüksek etik değer yapısal olarak son derece basit ama uygulamaya gelince oldukça zordur: tüm insanlığa aslında gerçekten dev bir aile olduğumuzu hatırlayarak yaklaşmak.  

 

– Bilgi

Aile üyelerimiz muhtemelen dünya üzerinde bizim püf noktalarımızı en iyi anlayan insanlardır. Muhtemelen onlarla çoğu zaman başkalarıyla olduğu kadar iyi anlaşamayız. Var olan arkadaşlıklarımızın ya ad maddi koşullarımızın detaylarını tam olarak bilmeyebilirler. Yine de hayatımızın önemli bir kısmının sahip olduğu atmosferi başkalarının sahip olmadığı bir bilgiyle anlayabilirler.

Yetişkin hayatımızda yeni ilişkiler kurduğumuzda aslında biraz geç tanışmış oluyoruz. Belki birbirimizin çocukluğunu geniş çapta öğrenebiliriz ama yine de tatili geçirdikleri karavanın ya da yazlık evin havasını asla bilemeyiz, yapılan şakaların detaylarını, kokuları, halının dokusunu, en sevdiği yemeğin tadını, yaşadığı duyguların en ince ayrıntılarını bilemeyiz.

 aile neden onemli 3

 

 

Oysa aile üyeleri söz konusu olduğunda bu bilgi, yukarıdakinin tam zıddı şekilde işler. Bizim şu anki yaşamımızın detaylarını çok iyi bilmiyor olabilirler ve belki de hiçbir zaman çok iyi ve akllı gözlemciler olamadılar ama bizimle birlikte oradaydılar ve bu da onlara kim olduğumuz konusunda pek çok şeyi kavrama şansı veriyor. Yetişkin yaşamımızdaki ilişkiler genellikle geçmişimizi bilmiyor olmanın getirdiği bir karmaşıklık taşır. Akşam yemeğindeki gürültücü, sohbeti domine eden kişinin kardeşi olsaydık o zaman onun aslında hep ilgisiz annesi tarafından duyulmaya çalıştığını anlayabilirdik.  Bunun sonucunda da onu sakinleştirecek mükemmel yanıtı bilirdik (Seni dinliyorum). Ya da sert mizaçlı finans müdürüyle üç yaşındayken aynı küveti paylaşmış olsaydı o zaman aslında bazen bizi çileden çıkaran bu aşırı titiz, hesap soran tavrının aslında çatışmalı bir boşanmanın ardından evde uğraşmak zorunda olduğu kaostan bir parça kurtulmasının bir yolu olduğunu anlardık. Tüm bu gerçekleri bilmek, affetmeyi çok kolaylaştırırdı.

Aile üyelerinin bu üstün bilgisi aynı zamanda onlardan kaçmak istememize de sebep olabilir. Onların bildikleri geçmiş bugünkü olasılıklarımızı paramparça etme ve yepyeni biçimlerde büyüyüp gelişme umudumuzu baltalama riskini taşır. Yine de belirli bir özgürlük ve yeterince temiz başlangıçtan sonra ailemize, geçmişimizin eşi bulunmaz, kusurlu ama usta arşivcilerine, her zaman orada olanlara nihayet çözümlenmiş ve bize özgü bir minnettarlık duymaya başlayabiliriz.

 

– Güvenli Yabancılık

 

Ailelerin kesinlikle en dehşet verici ama aynı zamanda en avantajlı yanlarından biri de normalde asla tanımayacağımız, tanışmak istemeyeceğimiz ya da iyi anlaşabileceğimize ihtimal vermediğimiz insanlarla vakit geçirmeye mecbur olmaktır.

Arkadaşlarımız ve meslek ağımız büyük ölçüde bizi belirli bir yaş, gelir ve düşünce yapısı aralığındaki insanlara yakın tutmak konusunda son derece verimli ama zararlı bir şekilde çalışır. Bizimle aynı dünya görüşünü paylaşmayan insanları çaktırmadan ama kesin bir şekilde hayatımızdan uzak tutarız. Aile hayatı ise tam tersini yapar. Ailenin eşsiz yapısı sayesinde 82 yaşındaki bir kadınla 4 yaşındaki bir çocuk arkadaş olabilirler ya da 56 yaşındaki diş hekimiyle 11 yaşındaki ortaokul öğrencisi bir şarkı hakkında derin bir sohbete dalabilirler ya da sahilde yüzerken birbirlerine su şakaları yapabilirler.

 aile neden onemli 4

 

 

Aile, birbirine tamamen yabancı insanların yan yana gelmesine izin veren güvenli bir ortam yaratır. Uzak bir akraba bizi Rusya’nın elmas pazarıyla tanıştırabilir. Ancak aile içinde, Japonya’Daki Takayama ormanlarındaki karbon döngüsü üzerine bir makale yayımlayan bir akademisyen borcunu ödeyemeyen vakalar üzerine uzmanlaşmış bir muhasebeciyle öğle yemeği yiyebilir. Aileler apaçık farklılıkların içinde bağ kurulabilecek noktaların bulunabildiği bir ortam yaratır. Politik görüşleri bizimkinin tam tersi olan ama bardakları en düzgün şekilde nasıl kurulanacağı konusunda aynı fikirde olduğumuzu keşfettiğimiz biriyle birlikte bulaşık görevini paylaşırken bulabiliriz kendimizi. Bizden 83 kat daha fazla kazancı olan biri pikniği yağmurdan kaçırma mücadelemizde bize asistanlık edebilir. Yeğenlerimizin teşvikiyle yetişkinlerin çocuklara karşı olduğu bir su savaşı başlatabilir ve arkadaşlarımızın belki uzun saçlı vasıfsız diyerek yok sayacağı ama son derece tatlı ve pusu kurmada usta bir su savaşçısı olduğunu fark ettiğimiz kuzenimizle aynı safta yer alabiliriz 

Aileler, nesiller arası bir ayrıma karşı dururlar: büyük teyzemizin politik görüşlerini duymak ve 1973’te yaygın olan kanılara kulak vermek zorunda kalırız. Lise son basketbol takımının dram ve entrikalarına dair güncel bilgileri öğreniriz; daha genç yaştaki bir kuzenimiz sınav stresiyle boğuşup reşit olduktan sonra hayatına nasıl bir yol vermek istediğine karar vermeye çalıştığını anlatırken, amcalarımızdan biri yakın zamanda emekli olduğundan ve işin olmadığı bir hayata alışmaya çalıştığından bahseder. Büyükbabamızın cenazesinde on sekiz aylık yeğenimiz etrafta emekleyerek gezinirken biz de bez değiştirme ve ortalığı batıran yemek yedirme sahnelerine tanıklık ederiz.

Sıklıkla ötekilik, hayatın öteki aşamaları, öteki tutumlar, öteki bakış açıları bize kendimizden emin bir şekilde onlarla temas edebilmemizi zorlaştıran aldatıcı bir kılıkta sunulur bize. Genellikle bize benzemeyen insanların etrafında genellikle kendimizi tuhaf hissetmemizde şaşırılması ya da utanılması gereken bir durum yoktur ancak bu durumda o insanları (ve dolayısıyla kendimizi de) tekdüze ve doğruluktan uzak bir gözle değerlendirmiş oluruz. Aile hayatımız yolunda gittiğinde başka türlü yalnızca karikatürize edilmiş veya korkutucu şekillerde karşımıza çıkabilecek çeşitlilikteki insan deneyimleriyle birinci elden ve samimi bir şekilde karşılaşma şansımız olur. İdeal koşullarda geniş aile iki önemli şey yapar: normalde çekilmez bulabileceğimiz insanların aslında eğer yakından tanıma şansına erişebilirsek ne kadar ilgi çekici insanlar olabildiklerini görmemizi sağlar ve bugünün dar çerçevesinden baktığımızda görmekte ve aklımızda tutmakta zorlandığımız hayatın daha bütünlüklü bir anlatısıyla bağ kurmamızı sağlar.

 

Recent entries